İstanbulda bir yerde, kumkapıdayım.
agora meyhanesinde değil, agoranın kendisindeyim.
Karanlık arka sokakları,manavı,bakkalı,
gizemli öyküleri,ışıl ışıl dükkanları,
gecelerinde saklı sırları ve sevdaları
üstat ressamın çizdiği hayalin içindeyim.
Yosun kokusu kulaklarımda.
içime çekiyorum denizin sesini.
Yıldızlar sevgilinin gözlerinde yakamoz
birbirine karışmış,hissedişler,duygular.
Hüzün,sevinç,mutluluk ve şaşkınlık,
el ele oynaşıyorlar.
Spali derdinde roman sanatçı
darbukayı,kanunu,kemanı konuşturuyor.
coşuyor,coşturuyor.
Yükselirken müzik sesi semaya,
bir yıldız kayıyor
sen dilek tutuyorsun söylemiyorsun,
ben seni seviyorum söyleyemiyorum.
Bademci geçer önünüzden,derken midyeci,
piknikten dönenler, çarşı Pazar gezenler
piyango umudu gibi dipdiridir kumkapıda hayat.
sizin gördüğünüz, ellerinde çantaları, sepetleri
içlerindeyse, nafakaları, çocuklarının geleceği.
Yorgun adımlarla, umutlarını taşırlar yarınlara.
Avrupa ekspresimi, banliyö treni mi?
Sazın, sözün gürültüyle üzerinden geçen.
Misafir gezmesinden dönenleri,işlerinden çıkanları
Hüzünlü ayrılıkları yüklenmiş,
sevinçli kavuşmalara doğru hızla giden.
Masalar renkli. Rakı balık salatayla flörtte
incir çekirdeği boş kalır iddialaşmalar,
bila ciddi mevzular. İş görüşmeleri anlaşmalar.
Mezeler gibi serili masaya memleket meseleleri
Dondurma kaymak tadında muhabbetler,
yedi kıta, dört mevsim insanıyla,rengiyle sesiyle
burası dünyanın merkezi.
İstanbulda bir yerde kumkapıdayım.
arnavut kaldırımlarında Roma
ın izleri,
duvarlarda gizli Bizansın gölgeleri.
Osmanlıdan kalma alışkanlıklar
derken evvel zaman kalbur olmuş,
herkes sahip çıkmalı.esnafı,ekabir takımı
eksilmeden artmalı dostluk ve sevda sohbetleri
İstanbul aşıkları burada toplanmalı,
Bu tablo,geleceğe miras kalmalı.
Oy Ver :